Salonda televizyonun sesi sonuna kadar açıktır.
Amcalar ve enişteler enflasyon oranlarını, Süper Lig hakemlerini ve belediye seçimlerini tartışmaktadır.
Fakat evin gerçek iktidar merkezi salonda değil; sekiz metrekarelik mutfaktadır.
Tezgahın başında üç kadın durur: Büyük Yenge Sevim, Ortanca Yenge Hülya ve üç aylık taze gelin Selin.
Musluktan ılık su akar. Sünger köpürtülür. İnce belli bardaklar elden ele geçer: Yıka, durula, kurula.
Bu fiziksel iş bölümü aslında kusursuz bir kamuflajdır.
Su sesinin yarattığı doğal ses perdesi sayesinde, sülalenin en gizli istihbarat raporları masaya yatırılır.
I. Mutfak Kabinesinin Gündem Maddeleri
- Madde 1: Kayınvalidenin Altın Dağılımı: Büyük yenge bardağı havluya silerken fısıldar: “Annem geçen hafta bankaya gitmiş. Kiralık kasayı açtırmış. Neyi kime ayırdı sanıyorsunuz?”
- Madde 2: Görümcenin Kızı: Ortanca yenge kaşığı kurular: “Kızın peşinde bir çocuk varmış ama memur değilmiş, serbest meslekmiş. Görümcem gece gündüz ağlıyormuş.”
- Madde 3: Yeni Gelinin Performans Notu: Taze gelin Selin kenarda tepsiyi tutarken sessizce terler. İki kıdemli yenge onu göz ucuyla süzer: “Bulaşık deterjanını fazla koyma kızım, tasarruflu ol.”
II. Salona Yapılan Stratejik İkram Baskınları
Mutfak kabinesi yalnızca bilgi toplamaz; operasyon da yürütür.
Salondaki tartışma hararetlendiğinde mutfak kapısı aralanır.
Büyük Yenge elinde taze demlenmiş çay tepsisiyle içeri girer:
— “Hadi beyler çaylar geldi. Ağzınızın tadı bozulmasın, bayram günüdür tartışmayın.”
Bu müdahale, amcaların birbirine girmesini önleyen bir barış gücü harekatıdır.
Çaylar dağıtılır, fincanlar toplanır ve yengeler derhal kendi güvenlikli sığınaklarına geri çekilir.


