Dedem bana her bayram ne iş yaptığımı sorar. Ben her bayram anlatırım. Dedem her bayram dinler, başını sallar ve misafirlere beni yanlış tanıtır. Geçen bayram “Bilgisayarcı” idi. Ondan önceki bayram “Telefoncu”. Bu bayram, Çorum’daki evde, yeni bir şey denemeye karar verdim: baştan sona, sabırla, örneklerle anlatacaktım.

Motor

“Dede, ben SEO yapıyorum.”

“Ne yapıyorsun?”

“SEO. Arama motoru optimizasyonu.”

Dedem bana uzun uzun baktı. “Motor mu tamir ediyorsun?”

“Hayır dede, internette. Biri Google’a bir şey yazınca, benim çalıştığım şirketin sitesi üstte çıksın diye uğraşıyorum.”

“Google ne?”

Dedem Google’ı bilir. Telefonunda var. Ama “Google” kelimesini, kendisi kullanırken değil, başkası söylerken tanımaz.

Lokum örneği

“Dede, şöyle düşün. Diyelim ki biri lokum almak istiyor. Telefonuna ‘lokum’ yazıyor. Karşısına yüz tane dükkân çıkıyor. Benim işim, bizim dükkânın en üstte çıkmasını sağlamak.”

“Sen lokum mu satıyorsun?”

“Hayır, lokum örnekti.”

“Ne satıyorsun o zaman?”

“Ben bir şey satmıyorum. Satanlara yardım ediyorum.”

“Yani aracısın.”

“Öyle de denebilir.”

“Komisyon alıyor musun?”

“Maaş alıyorum.”

Dedem bir süre düşündü. “Yani internetten şey mi satıyorsun?”

Annemin katkısı

Bu noktada annem araya girdi. “Babacığım, şöyle: Gizem, internette reklam gibi bir şey yapıyor.”

“Reklam mı? Televizyonda mı çıkıyorsun?”

“Hayır dede, ben çıkmıyorum.”

“Kim çıkıyor?”

“Kimse çıkmıyor. Yazılar çıkıyor.”

“Gazeteci misin?”

Annem vazgeçti.

Çarşı

Bir saat sonra son bir örnek aklıma geldi. Dedemin gençliğinden.

“Dede, sen çocukken çarşıda bir adam yok muydu, bağırarak dükkânları tanıtan? ‘Taze ekmek Hasan Usta’da!’ diye?”

Dedemin gözleri parladı.

“Tellal!”

“Evet! Ben de öyle bir şey yapıyorum. İnternette. Dükkânların tellalıyım.”

Dedem bir an durdu. Sonra ellerini dizlerine vurdu ve güldü. Yetmiş beş yıllık bir kahkaha.

“Ha! Tellal! Neden en başta söylemedin? Tellal güzel meslek! Bizim çarşıda Hayri vardı, sesi Kale’ye kadar giderdi!”

“Benim sesim gitmiyor dede, yazıyla…”

Ama dedem dinlemiyordu. Dedem anlamıştı ve anladığı şeyden çok memnundu.

Misafirler

O akşam eve beş misafir geldi. Dedem her birine beni tanıttı.

“Bu benim torunum. Tellal.”

Misafirler bana baktı. Ben gülümsedim. Biri “Ne tellalı?” diye sordu.

“İnternet tellalı,” dedi dedem gururla. “Google’da bağırıyor.”

Kimse anlamadı. Ama kimse sormadı da. Dedem anlamıştı ve bu yeterliydi.

Ertesi gün iş yerimde, toplantıda, müdürüm yeni bir proje anlattı. Anlattıklarının yarısını anlamadım. Sonunda bana döndü: “Gizem, sen bu işte ne yapacaksın?”

Bir an düşündüm.

“Bağıracağım,” dedim.