Bilge bu bayram gelmedi. Kaş’a gitti. Bunu bayramdan bir hafta önce aile grubuna yazmıştı: “Bu bayram biz biraz dinlenmek istiyoruz, Kaş’a gidiyoruz, herkesin bayramını şimdiden kutlarım.”

Mesajın altına kimse bir şey yazmadı. Sessizlik, bizim ailede, bir cevaptır.

Story

Bayram sabahı saat on birde Bilge Instagram’a bir story attı. Mavi bir deniz, beyaz bir şezlong, şezlongun üstünde bir limonata. Altında: “Bayram modu 🌊”

Story Sivas’taki salona, kuzenim İlhan’ın telefonuyla ulaştı. İlhan gösterdi. Teyzem aldı. Teyzem bakarken story bitti. Teyzem “Bir daha aç” dedi. İlhan bir daha açtı.

Story elden ele dolaştı. Her elde bir dua eklendi.

Nebile Teyze: “Allah iyilik versin.”

Halam: “Hayırlısı. Gençler böyle artık.”

Sabri Enişte: “Denize girmeyi bayramda mı buldu?”

Babaanne, story’yi yakından görmek için telefonu gözüne yaklaştırdı: “Bu kızın mayosu mu bu?” Değildi. Şezlongun havlusuydu. Ama babaannem havluyu da onaylamadı.

Pasif-agresif dua

Öğlen aile grubunda bir mesaj belirdi. Halamdan:

“Bayramda büyüklerini ziyaret eden herkese Allah hayırlı uzun ömürler versin. 🌹”

Mesaj Bilge’ye yazılmamıştı. Ama Bilge’den başka herkes ziyaret ediyordu.

Altına yirmi üç kişi “Amin” yazdı.

Bilge yazmadı. Bilge’nin “Amin” yazmaması, bir ikinci suç olarak not edildi.

Şezlong sofrada

Akşam yemeğinde Bilge’nin adı geçmedi. Ama Bilge her konunun içindeydi. Biri “Hava çok sıcak” dedi, teyzem “Denizde serinlemek lazım” dedi ve kimse kime dediğini sormadı. Biri “Bu yıl kalabalık değiliz” dedi, halam “Herkes bir yerde” dedi. Bir şezlong, bir salonun bütün konuşmalarına yerleşmişti.

Fotoğraflar

Bayramın üçüncü günü Bilge bir fotoğraf albümü paylaştı. Kaş’ın sokakları, begonviller, bir balık restoranı, bir tekne turu, gün batımı.

Bu sefer kimse bir şey yazmadı. Ama bir şey oldu: teyzem fotoğraflara uzun uzun baktı. Bir kere. İki kere. Sonra telefonu Sabri Enişte’ye gösterdi.

“Bu tekne turu ne kadar?”

Sabri Enişte bilmiyordu. Ama aradı. Bilge’yi değil. Bir otel numarasını.

Aynı otel

Bir sonraki bayramdan iki hafta önce aile grubuna teyzemden bir mesaj düştü:

“Biz bu bayram biraz dinlenmek istiyoruz. Kaş’a gidiyoruz. Herkesin bayramını şimdiden kutlarım.”

Altına halam yazdı: “Biz de geliyoruz. Aynı otel.”

Babaannem sesli mesaj attı: “Ben de gelirim, deniz iyi gelir dizlere.”

On bir aile, aynı otel, aynı bayram. Grup bir hafta boyunca sadece rezervasyon numaralarıyla doldu.

Bilge’nin haberi yoktu. Bilge o bayram, ilk kez, Sivas’a, büyüklerini ziyarete gelmeye karar vermişti. Sürpriz yapmak istiyordu.

Bayram sabahı Sivas’taki kapıyı çaldı. Kimse açmadı.