Bayramın ikinci günü saat beşte Cengiz Amca kapıda tek ayakkabıyla durdu ve “Sağ tekim yok” dedi. Aile beni soruşturmayla görevlendirdi, çünkü üniversitede iki dönem hukuk okumuştum. İki dönemin bir anlamı olduğuna inanan tek kurum benim ailem.
Tuttuğum tutanak aşağıdadır.
Olay yeri. Bakırköy, dördüncü kat, kapı önü. Sahanlıkta 25 çift ayakkabı. Bu 50 tek eder, ancak sayımda 49 tek bulunmuştur. Ayakkabılar daire kapısından başlayıp komşu Şükran Hanım’ın paspasına kadar uzanan, tabanı geniş, tepesi sivri bir yapı oluşturmaktadır. En alt katman sabah onda gelenlere, en üst katman öğleden sonra gelenlere aittir. Bir jeolog bu yığına baksa ailenin ziyaret saatlerini çıkarabilir.
Komşunun beyanı. Şükran Hanım kapısını üçüncü kez açıp “Paspasımın üstünde sekiz tane ayakkabı var” demiştir. Sayılmış, on bir çıkmıştır. Şükran Hanım’a çay ikram edilmiş, kendisi içeri alınmış ve bir saat sonra kendi terliğini bizim yığının içinde kaybetmiştir. Bu ayrı bir dosyadır.
Şüpheliler.
- On iki yaşındaki Ozan. Gün boyunca dört kez merdiven inip çıkmış, her seferinde eline geçen ilk çifti giymiştir. Ayaklarına bakıldı: bir spor ayakkabı, bir kadın babeti. Sağ tek ondan çıkmadı ama babet sahibi bulundu.
- Nurten Yenge. Aynı model siyah ayakkabıdan sahanlıkta altı çift vardır. Nurten Yenge “Benimki numara 38, onunki 43, karışmaz” demiştir. Ayağındaki 41’dir. Sorulduğunda “Biraz bol” demiş, ifadesini değiştirmemiştir.
- Sokak kedisi. Apartman girişinde yaşar. Daha önce bir terlik götürdüğü bilinmektedir. Sorgulanamamıştır.
Arama. Yığının söküm işlemine geçildi. Ayakkabılar sırayla merdiven basamaklarına dizildi. Ortaya çıkanlar: üç tek çorap, bir oyuncak dinozor, 2019’dan kalma bir “Hayırlı Bayramlar” kartı ve Şükran Hanım’ın kaybettiği terlik. Sağ tek çıkmadı. Bu esnada merdivenden inen üst kat komşusu, basamaklara dizilen 49 teki görüp “Hayırdır, sergi mi var?” demiş, cevap verilmemiştir.
Kırılma noktası. Saat 17.40’ta Cengiz Amca’nın eşi Tülay Yenge, eve ilk girdikleri anı hatırlamıştır. Cengiz Amca, sabah onda, sahanlıkta henüz kimse yokken ayakkabılarını çıkarmış ve şöyle demiştir:
“Bunlar yeni, birisi giyer gider. Ben bunları içeri koyayım.”
Bulgu. Ayakkabılığın içinde, misafir ayakkabısı olarak orada duran tek bir çift vardır. Sağ ve sol, yan yana, düzgünce. Sabahtan beri kimsenin dokunmadığı tek ayakkabı. Sol tekin yanında boşluk yoktur, çünkü Cengiz Amca’nın ayağındaki sol tek, aslında Nurten Yenge’nin siyah ayakkabısıdır.
Kısacası amca sabah ayakkabılarını kaybetmemek için kilit altına almış, akşam da yığından bir başkasının tekini çekip giymiştir.
Sonuç. Bulunan ayakkabının sahibi, ayakkabıyı kaybeden kişiyle aynı kişidir. Kimse yorum yapmamıştır. Cengiz Amca’nın talebiyle tutanağa “ayakkabı bulunmuştur” yazılmış, nerede bulunduğu yazılmamıştır.
Nurten Yenge 41 numarayı geri vermedi. “Bu daha rahatmış” dedi.


