Saat 16.15.
Salondaki sessizlik anında misafir tarafının en kıdemli üyesi dizlerine iki eliyle sertçe vurur:
— “Hadi bakalım… Biz artık yavaş yavaş müsaade isteyelim.”
Bu hareket, Türk aile protokolünde birinci seviye uyarı sirenidir.
Ev sahibi derhal karşı saldırıya geçer:
— “Aaa nereye? Oturuyorduk daha karpuz kesecektik! Bir çay daha koydum taze demlendi.”
— “Yok valla Gülten, daha amcamlara uğrayacağız. Akşam ezanı okunmadan yetişmemiz lazım.”
Bu repliklerle başlayan süreç, ortalama kırk beş dakika sürecek olan Kapı Eşiği Nöbeti’nin fitilini ateşler.
I. Mont Giyildikten Sonraki Tehlikeli Alan
Herkes ayağa kalkar. Odalardan çantalar toplanır. Montlar giyilir. Atkılar sarılır.
Normal bir batı toplumunda bu aşamadan sonra kapı açılır, “Görüşürüz” denir ve binadan çıkılır.
Fakat burası bir Türk apartmanıdır.
Dış kapının eşiğinde, ayakkabılar henüz yarım yamalak giyilmişken, ev sahibi yenge elini kapı pervazına yaslar ve bombayı patlatır:
— “Bu arada duydunuz mu? Muzaffer Amcanların kızı nişanı atmış…”
Montun içinde terleyen üç yetişkin anında donakalır.
Gözler büyür. Geri vites yapılamaz çünkü ayakkabılar giyilmiştir; dışarı da çıkılamaz çünkü haber devlet sırrı niteliğindedir:
— “Ne diyorsun?! Daha geçen hafta altın bakıyorlardı!”
— “Sus sus… Kapıyı tam kapama cereyan yapıyor… Kızın tarafı evi Küçükçekmece’de istemiş, oğlanın annesi diretmiş…”
Ve böylece, koridorda 28 derecelik apartman sıcağında, montların fermuarları boğaza kadar çekilmiş vaziyette yirmi dakikalık derin bir istihbarat toplantısı başlar.
II. Kapı Eşiği Kronometresi
| Geçen Süre | Fiziksel Durum | Konuşulan Konu Başlığı | Tehlike Seviyesi |
|---|---|---|---|
| 0. Dakika | Salonda dizlere vurulması | “Daha erken, bir çay için” savunması | Başlangıç |
| 10. Dakika | Koridorda montların giyilmesi | Hırkaların ve şemsiyelerin bulunması | Düşük |
| 20. Dakika | Kapı eşiğinde ayakta duruş | Nişan atan kuzen ve miras dedikodusu | Yüksek |
| 35. Dakika | Çocukların merdivene oturması | “Yazlığa ne zaman gidiyorsunuz?” faslı | Kritik (Terleme tavan) |
| 45. Dakika | Asansör çağırma düğmesine basılması | “Hakkınızı helal edin, bize de bekleriz” | Tahliye |
Çocuklar sıcaktan baygınlık geçirmek üzeredir.
Yedi yaşındaki Can merdiven basamağına çöker, montunun kollarını çekiştirir:
— “Anneee gidelim artık ne olur çok sıcak!”
Anne arkasını dönmeden çocuğun kolunu hafifçe sıkar:
— “Sus bakayım iki dakika büyükler konuşuyor.”
III. Asansör Kapısında Son Teğet
Asansör düğmesine basılır: BIZZZT.
Asansör yukarı çıkarken son kucaklaşma seansı başlar. Üçer kez yanaklar öpülür.
— “Gülten her şey çok güzeldi, ellerine sağlık.”
— “Ne demek canım, yine bekleriz. Bayramdan sonra mutlaka gelin ama böyle aceleye gelmesin, uzun uzun oturalım.”
Asansör kapısı açılır. Misafirler kabine biner.
Kapı kapanırken ev sahibi kapının arasına ayağını koyar:
— “Aysel! Teyzeme selam söyle, sakın o lafı ona dedirtmesin!”
Kapı nihayet kapanır. Kabindeki herkes derin bir nefes alarak montunun fermuarını aşağı indirir.
Sahanlıktaki oksijen seviyesi normale dönerken, bir sonraki akraba evinin kapı eşiği müzakeresi için enerji toplanmaya başlanır.


