Annemin salonunda bir tane berjer var ve kırk yıldır iki kadın var. Babamın ablası Sabiha Hala ile annemin kız kardeşi Nesibe Teyze. Berjer kadife, bordo, yaylı, salonun en iyi yerinde, pencerenin önünde. Oradan bütün salon görünür. Oraya oturan, salonu yönetir.
Kırk yıldır her bayram, berjere kimin oturacağı belli olmaz. Belli olan, o gün ikisinden birinin kaybedeceğidir.
Varış saatleri
Strateji kapıda başlar. Önce gelen berjeri alır. Bu yüzden Sabiha Hala bayram sabahı yedi buçukta kalkar, sekizde çıkar, dokuzda bizde olur. Nesibe Teyze de bunu bildiği için sekiz buçukta gelir. Sabiha Hala bunu bildiği için sekiz yirmide gelir.
Bu bayram ikisi de sekiz on beşte, Mudanya’daki apartmanın önünde, aynı anda arabadan indi.
Merdivenleri birlikte çıktılar. Yan yana. Konuşmadan. Sabiha Hala yetmiş dört yaşında, Nesibe Teyze yetmiş bir. İkisi de dördüncü kata, yıllardır çıkmadıkları bir hızla çıktı.
Bağcık farkı
Kapıyı annem açtı. “Bayramın mübarek olsun” iki ağızdan, tek ses olarak çıktı ve annem iki yanağından aynı anda öpüldü. Sonra ikisi de ayakkabılarını çıkarmaya eğildi.
Sabiha Hala’nın ayakkabısı bağcıklıydı. Nesibe Teyze’ninki değildi.
Nesibe Teyze iki saniye önce salona girdi.
Berjer
Ama Nesibe Teyze berjere oturmadı. Berjerin önünde durdu. Sabiha Hala’yı bekledi. Çünkü boş bir berjere oturmak bir zafer değildir; birinin gözü önünde oturmak zaferdir.
Sabiha Hala salona girdi. Nesibe Teyze’yi berjerin önünde gördü. Nesibe Teyze yavaşça, gösterişle, oturmaya başladı.
Tam o sırada Sabiha Hala, hiç acele etmeden, berjerin koluna oturdu.
Berjerin kolu. Kadife, bordo, kırk yıllık. Kolun üstünde bir yetmiş dört yaşında kadın. İçinde bir yetmiş bir yaşında kadın. İkisi de, teknik olarak, berjerdeydi.
Kırk yıl
Berjer kırk yıl dayanmıştı. Kırk bayram, seksen kadın oturuşu. Ama hiçbir zaman aynı anda iki kadın taşımamıştı.
Bir çıtırtı oldu. Önce hafif. Sonra bir yay sesi. Sonra berjerin sol ön ayağı, bütün salonun gözü önünde, içe doğru büküldü.
İki kadın, aynı anda, halıya indi.
Sonra
Kimse yaralanmadı. Sabiha Hala ile Nesibe Teyze halının üstünde, yan yana, yarı oturur bir pozisyonda kaldı. Bir süre ikisi de konuşmadı. Annem ellerini ağzına kapattı. Babam elinde kolonya şişesiyle donakaldı.
Sonra Nesibe Teyze güldü. Önce sessizce. Sonra yüksek sesle. Sabiha Hala ona baktı ve o da güldü. Kırk yılda ilk kez, ikisi aynı şeye güldü.
İki berjer
Annem bayramdan önce iki tane yeni berjer aldı. Aynı model, aynı renk. Pencerenin önüne, yan yana koydu. Kimse kimseyle yarışmasın diye.
Bayram sabahı Sabiha Hala ile Nesibe Teyze geldi. İkisi de yeni berjerlere baktı. İkisi de oturmadı.
İkisi de kanepeye yürüdü. Kanepenin pencereye en yakın köşesine.
Annem mutfağa gitti ve bir süre çıkmadı.


