Bayramın yazılı olmayan kuralları, Anayasa Mahkemesi içtihatlarından daha katıdır.

Bu kural kitabında hiçbir madde kağıda dökülmemiştir; ancak sülalenin en küçüğünden en büyüğüne kadar herkes hangi sınırın nerede başladığını çok iyi bilir.

İşte tam bu noktada, ‘Bayramın Birinci Günü Kadıköy-Fatih-Bakırköy Üçgeninde Trafikte Eriyen Akraba Konvoyu’ başlığı altında yaşananlar, Türk aile sosyolojisinin en saf, en samimi ve yer yer en trajikomik kesitini oluşturur.

I. Sahadaki Durum ve Erken Uyarı Sinyalleri

Olaylar genellikle sabahın erken saatlerinde başlar.

Kapı zili çalar. Holdeki aynada son bir kez saçlar düzeltilir. Yüzlere “Çok mutluyuz ve sizi görmekten başka hiçbir gayemiz yok” tebessümü yerleştirilir.

Fakat kapı açıldığı an salondaki hava durumu ölçülür:

  • Koltukların dizilişi nasıldır?
  • Sehpanın üzerinde hangi porselenler durmaktadır?
  • Çay bardakları ince belli mi yoksa kupa mı verilmiştir?

Bu detayların her biri, misafire verilen diplomatik rütbenin göstergesidir.

Protokol AdımıBeklenen İdeal DavranışYapılan HataSülaledeki Yankısı
Giriş ve SelamlamaSırayla ve hiyerarşik el öpmeKüçükten başlamak“Saygıyı unuttular” fısıltısı
İkram Kabulüİlk teklifte nazlanıp ikincide bitirmek“Rejimdeyim” diyerek reddetmekAğır hakaret muamelesi
Oturma PozisyonuDik ve saygılı duruşBacak bacak üstüne atmakGörünmez kayınvalide uyarısı
Ayrılış ZamanlamasıÇay bittikten sonra 15 dk içindeÇay doldurulurken kalkmaya çalışmak“Bizi beğenmedi kaçıyor” krizi

II. Krizin Tırmanışı ve Diplomatik Manevralar

Her şey yolunda giderken aniden bir cümle sarf edilir.

Ortam bir anda sessizleşir. Çay kaşığının bardağa çarpma sesi bile salonun içinde yankılanır.

Direksiyondaki Baba kaşlarını hafifçe kaldırır. Navigasyon Bakanı Anne ise göz ucuyla kapıya bakar.

İşte bu an, Türk ailesinde kriz yönetiminin devreye girdiği andır: — “Canım yani biz öyle demek istemedik… Tabii ki siz her zaman başımızın tacısınız.”

Fakat söz ağızdan çıkmıştır bir kere. Karşı tarafın defterine kırmızı kalemle not edilmiştir.

III. Sonuç ve Gelecek Bayramlara Kalan Bilanço

Misafirlik biter. Kapı kapanır.

Apartman merdivenlerinden inerken ilk değerlendirme toplantısı yapılır: — “Gördün mü nasıl baktı? Çayı bile yarım doldurdu.” — “Aman boş ver, bayram günü kırmayalım kimseyi.”

Ve böylece bir bayram dosyası daha, sevgiyle karışık sitemlerin, gizli hesaplaşmaların ve asla kopamayan aile bağlarının hafızasına kaydedilerek kapanır.